Ana Sayfa  |    İletişim  |  Ücretsiz Danışmanlık  |  Hakkımızda

0216 5504560
0533 4210028


- Misyon
- Personel
- Garanti
- Erişim


- Tez Önerisi
- Anket Tasarımı
- İstatistiksel Veri Analizi
- Rapor Hazırlama


- Temel Kavramlar
- Anket Türünün Seçilmesi
- Hedef Kitlenin Belirlenmesi
- Örnekleme Türlerine Karar Verilmesi
- Örneklem Büyüklügünün Saptanması


- Tanımlayıcı İstatistikler
- Güvenilirlik Analizi
- Geçerlilik Analizi
- Faktör Analizi
- Hipotez Testleri


- T-Testi
- Varyans Analizi
- Mann Whitney U Testi
- Wilcoxon Testi
- Kolmogorov -Smirnov (K-S) Testi
- Ki-kare Analiz Yöntemi
- Kruskal Wallish Testi
- Friedman Testi
- Korelâsyon Analizi
- Regresyon Analizi


- Danışmanlık Formu

- Bilimsel Bir Araştırma Ödevi Nasil Hazırlanır?
- Anket Hazırlama
- SPSS




Örnekleme Türlerine Karar Verilmesi

Örnekleme Türüne Karar Verilmesi



Anket çalışmalarında örnekleme tekniğinin kullanımı, George Gallup’un 1939 yılında Amerikan Kamuoyu Araştırma Enstitüsünü Kurması ile kabul görmeye başlamıştır.

Enstitünün kar amaçlı olması, yaptığı çalışmalarda zaman ve maliyet faktörlerine hassasiyet göstermesini gerektirmekteydi. Bu nedenle Gallup ve kurmayları anket çalışmalarında en büyük maliyet faktörü olan görüşme sayısının uygun örnekleme teknikleri ile nasıl azaltılabileceğini araştırdı. Bu çalışmalar neticesinde o dönemde yapılan diğer anketlerle karşılaştırıldığında son derece düşük bir rakam olan 1500 ile 3000 cevaplayıcı ile sağlıklı sonuçlara varmayı sağlayan örnekleme metotları geliştirildi. Bu metot yaş, cinsiyet ve coğrafi konuma dayalı örnekleme kotalarının kullanımını içermekteydi.

1936’daki Franklin Roosevelt ve Alfred London arasındaki başkanlık yarışında, Litery Digest toplam 2,5 milyon kişi ile yaptığı telefon anketi sonucunda London’un açık farkla kazanacağı sonucuna varmıştı. Gallup’un aynı yıl 1500 kişiden elde ettiği sonuçlar ise Roosvelt’in kazanacağı yönündeydi. Seçim herkesin bildiği gibi oyların %61’ni alan Roosvelt’in zaferi ile sonuçlandı. Özellikle bu olayla birlikte popüleritesi artan örneklem tekniği, çok sayıda araştırma şirketi tarafından yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Günümüzde örnekleme tekniklerindeki gelişmeler ve konunun uygulayıcılar tarafından daha iyi anlaşılması, Gallup’un 1936 yılında elde ettiği sonuçlara, daha küçük örnek büyüklükleri ile daha doğru bir şekilde ulaşmamanıza imkan vermektedir.

Aşağıda anket araştırmalarında yaygın olarak kullanılan basit örnekleme teknikleri ve bu tekniklerin avantaj ve sınırlılıkları kısaca açıklanmıştır. Bu teknikler bir uzman yardımı almaksızın kullanılabilecek güçlü araçlardır. Ancak özellikle bilimsel amaçlı yapılan araştırmalarda tabakalı, çok kademeli, küme vb. ileri örnekleme tekniklerinin kullanılması gerekebilir. Bu tekniklerin her biri için ihtiyaç duyulan örneklem büyüklüğü ve örnekleme hatasının hesaplanması oldukça karmaşık ve bu kitabın kapsamı dışındadır. Bu gibi durumlarda bir uzman yardımına başvurmanın en uygun çözüm olacağı söylenebilir.



Olasılıklı Örnekleme Olasılıklı örnekleme, anket araştırmaları için en uygun örnekleme yöntemidir. Diğer hiçbir örnekleme yönteminde, örneklemin, hedef kitleden ne kadar farklı olduğunu hesaplamak mümkün değildir. Bu nedenle anket uygulaması ile elde edilen sonuçlar, yalnız bu yöntemin kullanıldığı durumlarda hedef kitle için genellenebilir.

Olasılıklı örneklemenin özü, kitlenin her bir üyesinin örnekleme dahil olma olasılığının bilinmesidir. Bazı özel durumlar dışında, her bir üyenin örnekleme dahil olma olasılığı eşittir. Bu eşitliği sağlayabilmek için seçim tesadüfi ya da sistematik olarak yapılabilir. Örneğin 600 çalışanı olan bir işletmenin, 100 çalışanına anket uygulamak istediğinizi varsayalım. Burada yapacağınız tesadüfi bir seçim için öncelikle her bir çalışana, 1 ile 600 arasında bir numara verin ve bu numaraları küçük kağıtlara yazarak bir torbaya atın. Daha sonra bunlardan 100 ünü torbadan çekerek ankete katılacakları belirleyin. Ancak herkese eşit seçilme şansı verebilmek için, seçilen her numarayı tekrar torbaya atmayı unutmayın. Eğer aynı numara ikinci kez gelirse, bu durum göz ardı edilecek, hiç kimse birden fazla kez ankete tabii tutulmayacaktır.

Yukarıda açıklanan yöntem anket araştırmaları için pek kullanışlı ve pratik olmasa da, tesadüfi seçim prensiplerini doğru anlaşılmasını sağlayacak, çok iyi bir örnektir. Bir ismin ikinci kez gelmesini önlemek ve işlemi kolaylaştırmak için seçimin daha sistematik olarak yapılması da mümkündür. Bu maksatla 1-6 (600 / 100 = 6) arasında bir rakam tesadüfi olarak seçilir. Daha sonra bu rakama 6 ilave edilerek anket uygulanacak kişiler belirlenir. Bu rakamın 7 olduğunu varsayarsak 4, 10, 16, 22, .....,598 numaralı çalışanlara anket uygulanır. 1-6 arasındaki rakamın belirlenmesi amacıyla kullanılabilecek en basit yöntem ise banknotların üzerindeki seri numaralarıdır. Cüzdanınızdan çıkardığınız bir banknotun son birkaç hanesinin kullanımı tamamen tesadüfi bir seçim olacaktır.

Eğer örnekleminizi yukarda açıklandığı gibi belirlediyseniz, elde ettiğiniz sonuçların doğruluğunu tahmin edebilirsiniz. Bununla birlikte tüm anketlerde örnekleme hatası vardır. Örneğin anketi uyguladığınız 100 kişiden elde edeceğiniz sonuçlar, aynı anketi uygulayacağınız bir diğer 100 kişiden elde edeceğiniz sonuçlardan farklı olacaktır. Bu durum aslında bir tür yazı/tura oyununa benzemektedir. Eğer bir parayı 100 kere havaya atarsanız 50 yazı, 50 tura geleceğini düşünürsünüz. Fakat bunun olma olasılığı sadece %8 dir.

İstatistik teknikler kullanılarak nasıl yarı/tura gelme olasılıkları hesaplanabiliyorsa, tesadüfi olarak seçilen kişilere uygulanan anketlerden elde edilen sonuçların doğruluğu da hesaplanabilir. Bu hesaplamanın nasıl yapılacağı örneklem büyüklüğünün saptanması başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.



Kota Örnekleme Kota örnekleme, çerçeve oluşturmanın mümkün olmadığı durumlarda kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde çerçeve yerine, genellikle daha önceden yapılan tamsayım verilerine dayalı bir kota belirlenir. Örneğin bir semte yaşayan insanların %60 nin erkek, %40 nin kadın olduğu ve her iki cinsiyetinde yaklaşık %50 sinin 30 yaşın üzerinde olduğu biliniyor olsun. Bu semtte yapılacak 20 görüşme için kriter, cevaplayıcıların yarısı 30 yaşından büyük olmak üzere, 12 erkek ve 8 kadından oluşmasıdır. Bu kişilerin nerede ve nasıl bulunacağı ise tamamen anketöre bırakılır.

Kota örneklemede en önemli husus, kontrol değişkenlerinin belirlenmesidir. Eğer belirli bir kategorideki insanların ankete katılma olasılıklarının daha yüksek olduğu düşünülüyorsa, bu kategori kontrol değişkeni olarak tanımlanmalıdır. Örneğin eğitim düzeyi yüksek kişilerin, ankete katılma olasılıkları daha yüksekse ve her iki kesimin ankete vereceği cevapların farklı olacağı değerlendiriliyorsa, bu kategori kontrol değişkeni olarak tanımlanarak her iki kesimden ankete katılacak kişilerin sayısı eşitlenir. Kullanılan kontrol değişkenlerinin sayısı arttıkça, -kapsam hatası azalacağından- elde edilen sonuçların da doğruluğu artacaktır.

Bu yöntem ile ilgili uygulamada karşılaşılan temel problem ise, bazı cevaplayıcılara diğerlerinden daha zor ulaşılmasıdır. Örneğin 30 yaşın üzerindeki erkeklere çok kolay ulaşılırken, aynı yaştaki kadınlarla görüşmek için daha fazla zaman harcamak gerekebilir. Özellikle çok sayıda kontrol değişkeninin kullanıldığı durumlarda (cevaplayıcıların yaş, cinsiyet, tahsil durumu, gelir düzeyi vb. özellikler kullanılarak sınıflandırıldığı), anketörlerin belirlenen özelliklere sahip kişiler bulmaları oldukça zaman alacaktır. Ayrıca kota örnekleme, elde edilen sonuçların doğruluğunun hesaplanamaması nedeni ile tercih edilen bir yöntem değildir. Bununla birlikte, yöntemin kısmi kullanımları birçok durumda büyük yarar sağlamaktadır. Örneğin bir anketörün söze, “40 yaşının üzerinde bir yetişkinle görüşmem gerekiyor” diye başlaması kota yönteminin kısmi bir kullanımıdır.

Gönüllü Örnekleme Gönüllü örnekleme genel olarak şüphe ile yaklaşılması gereken bir yaklaşımdır. Bununla birlikte tüm anket araştırmaları bir miktar gönüllülük esasına dayanmaktadır. Diğer bir ifade ile gönüllü örnekleme ile olasılıklı örnekleme arasında kesin bir çizgi söz konusu değildir.

Gönüllü örneklemede temel problem kaynağı, gönüllülük oranı ile ilgilidir. Basit olarak bir kitledeki gönüllü insanların oranı, diğerlerine göre düşükse, gönüllüleri diğerlerinden farklı kılan özellikleri saptamanız gerekir. Örneklemin hedef kitleyi ne ölçüde temsil ettiğini belirlemek için bu şarttır. Fakat ne yazık ki pratikte, bu kişileri diğerlerinden ayırmanın sistematik bir yolu bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, örnekleme kurallarını göz ardı ederek, anketi en az zahmetle yapmayı düşünen biri için, çok sayıda soru formu basarak, bunları isteyen herekse dağıtmak son derece cazip olabilir. Bunu yapan insanlar geri dönen anket miktarının yeterli olduğu durumlarda, örneklemenin nasıl yapıldığının önemli olmadığını düşünürler. Bu durumda bir takım sonuçlar elde edilmekle birlikte, bu sonuçların hedef kitleyi ne ölçüde temsil ettiği hiçbir zaman bilinmeyecektir. Aynı durum internet sitelerinde, televizyon ve dergilerde yapılan mini anketler için de söz konusudur. Örneğin bir magazin programı sırasında sorulan; Kürtajı destekliyor musunuz? sorusuna telefonla cevap veren kişilerin toplumun genelini ne ölçüde temsi ettiği belirsizdir. Hatta konu ile ilgili yapılan araştırmalar, bu gibi anketlere katılanların, genellikle anket sorusu ile ilgili radikal görüşe sahip kişilerden oluştuklarını göstermektedir. Dergiler tarafından yapılan yılın devlet adamı, yılın sanatçısı, yılın futbolcusu gibi anketler için de aynı durum söz konusudur. Dolayısıyla gönüllü anketlerin pek çok durumda hedef kitlenin görüşlerini yansıtmayan, yanlı sonuçlar vereceği söylenebilir.

Bununla birlikte gönüllü örneklemenin kullanışlı olduğu bazı durumlar da bulunmaktadır. Örneğin bir TV kanalının, Radyo X ve Radyo Y’nin dinleyicileri ile bir panel düzenlemek istediğini varsayalım. Bu radyoları toplumun sadece % 2 sinin dinlediği düşünüldüğünde, dinleyicilerin tesadüfi olarak belirlenmesi çok maliyetli olacağından (bir dinleyici ile bulabilmek için ortalama 50 kişi ile görüşülmesi gerekecektir), gönüllü örnekleme ile önemli ölçüde tasarruf sağlanabilir. Ayrıca panele davet edilecek gönüllülerin farkı kesimleri mümkün olduğunca temsil edebilmesi için, kota örneklemeden de faydalanılabilir.



Amaçlı Örnekleme Amaçlı örnekleme, araştırmacının tesadüfi örnekleme yapmadan oluşturmaya çalıştığı, genellenebilme özelliği taşıyan örnekleme yöntemidir. Ancak burada da örneklemin hedef kitleyi temsil gücü hesaplanamadığından, yöntem bilimsel çalışmalar için uygun değildir.

Amaçlı örneklemenin en yaygın kullanımı, daha geniş bir bölgeyi temsil edecek bir grup coğrafi alanın seçimidir. Örneğin karşılıklı görüşme özellikle nüfus yoğunluğunun düşük olduğu kesimlerde çok maliyetli bir yöntemdir. Bu nedenle ülke çapında ya da büyük yerleşim bölgelerinde karşılıklı görüşme yöntemi kullanılarak yapılacak anketler için basit tesadüfi örnekleme uygun değildir. Dolayısıyla araştırma bütçesi çok büyük değilse, görüşme yapılacak kişileri kura ile belirlemek yerine, az miktarda semt, kasaba, köy, mahalle amaçlı olarak seçilerek, farklı özelliklerdeki yerleşim birimleri örnekleme dahil edilebilir. Bu amaç için genellikle, daha önce yapılan araştırmalar sonucunda toplumun genel özelliklerini taşıdığı belirlenen yerleşim birimlerinden yararlanılır. Bir önceki genel seçimlerde, ülke geneline, yakın oy dağılımına sahip ilçeler; nüfus sayımı sonucunda ülke genelinin demografik özelliklerini gösteren yerleşim birimleri vb. yaygın olarak kullanılan amaçlı örneklemlerdir.



Harita Örnekleme Karşılıklı görüşme tekniğinin kullanılacağı bir anket araştırması için oluşturulacak örneklemi harita yardımı ile belirlemek, ilk başta cazip gelebilir. Çünkü 20 anket bölgesi için yapılması gereken tek şey, haritaya dart oku ile 20 atış yapmak olacaktır. İlk bakışta bu yöntemin, her bir haneye eşit seçilme şansı tanıdığı düşünülebilir. Ancak bu durum yalnız nüfus dağılımının homojen olması halinde -ki bu pratikte mümkün değildir- geçerlidir. Eşit alan yöntemi kullanılması durumunda, müstakil evde oturan bir kişinin ankete dahil olma olasılığı, on katlı bir apartmanda yaşayan bir kişiye göre daha fazla olacaktır. Küçük yerleşim birimlerinde dahi, nüfus yoğunluğunda çok büyük farklılıklar olduğu düşünülürse, harita metodunun çok dikkatli kullanılması gerektiği açıktır.

Harita örneklemeden daha sağlıklı sonuçlar verebilecek bir yöntem de cadde örneklemesidir. Bu yöntemde bir yerleşim birimindeki tüm caddelerin örnekleme katılma şansı eşittir. Buradaki problemse caddelerin uzunluklarının farklı olmasıdır. Bu durum uzun ve kısa caddelerde oturanlar arasında, anket konusu açısından farklılıklar bulunmaması halinde sorun yaratmaz. Ancak uzun caddelerde genellikle yüksek apartmanların olduğu ve buralarda kısa caddelerdeki müstakil evlerde yaşayanlara göre daha fakir insanların oturdukları unutulmamalıdır.



Bulunan Örnekleme Eğer sonuçları daha büyük kitlelere genellemeyi düşünüyor-sanız, kullanmamanız gereken bir diğer yöntem ise, hafta sonları cadde ya da alışveriş merkezlerindeki kişilere anket uygulamaktır. Öğrenciler ve çalışanlar bu tür anketlerde boş gezen insanlara göre daha az temsil edilme şansına sahiptirler.

Bulunan örneklemenin tek geçerli kullanımı, müşteri araştırmalarıdır. Marketlerde satılan ürünlerle ilgili müşteri görüşlerini almanın en ekonomik yolu bu yöntemin kullanımıdır. Bunun yanında cadde, sinema çıkışı, alışveriş merkezi gibi yerlerde yapılan genel içerikli anketler, örneklemin temsil gücünü belirleme imkanı olmadığından değersizdir.

Ana Sayfa  |    İletişim  |  Ücretsiz Danışmanlık  |  Hakkımızda